Characters ✓ Bir Gün 102

Bir Gün

Summary Bir Gün

Biz iç içe büyüyen iç içe yaşayan birbirine benzeyen kavgacı hırçın ve inatçı şefkatli sevecen ve yürekli sonsuz verici ve can alıcı gözü kara kurnaz hain aynı anda çileli masum ve çocuksu biz Biz aynı toprağın çocuklarıYazar Ayşe Kulin Bir Gün'de herkesin payına düşmüş bir kabusun öyküsünü ele alıyor Güneydoğu'da yaşananlar iki kadının penceresinden olduğu kadar iki tarafın iki yaşamın iki ucun da yaşamından kesitlerle göz önüne seriliyorUzun yılların öyküsüyle bir gün içinde hesaplaşmak zordur kuşkusuz bir gün belki yetersiz bir zaman Ama bir gün bir başlangıç olabilir Bir Gün bu başlangıcın arandığı bir romanHALE KAPLAN ÖZYazarlık hayatına 1984'te çıkan ilk öykü kitabı Güneşe Dön Yüzünü ile başlayan Bir Tatlı Huzur Adı Aylin Füreyya adlı biyografik romanları yazan bunlardan başka Geniş Zamanlar adlı bir öykü Babama adlı bir şiir kitabı ve Sevdalinka Nefes Nefese ile İçimde Kızıl Bir Gül Gibi romanları olan Ayşe Kulin'in yeni romanı 'Bir Gün' Everest Yayınları arasından çıktı Kulin Bir Gün'de çocukluk arkadaşı olan iki kadının; siyasi kadın tutuklu Zelha Bora Leyla Zana ile gazeteci Nevra Tuna'nın kurgusal öyküsünden hayali konuşmalarından hareketle Güneydoğu sorununu ve Güneydoğulu kadınları anlatıyorBir Gün'de ülkenin iki farklı kesimindeki kadını konuşturuyor ve önemli sorunlarına çözüm arıyorsunuz Kadın bakışıyla ele aldığınız konu Güneydoğu ve Kürt sorunu Bu konu sizi ne zamandır meşgul ediyor yazmak ne kadar zamanınızı aldıBu konu beni çok uzun zamandır hem meşgul hem de rahatsız ediyordu Asırlarca bir arada yaşamış insanların birbirine girmesi ve otuz bine varan genç ölü hangi anneyi rahatsız etmez ki Arzum Leyla Zana'nın hayatını kaleme almak ve bu kanayan yarayı onunla birlikte irdelemekti Olamadı Ben de kendi kurgu karakterimle bir roman yazmayı denedim Kitabı yazmak yaklaşık bir yılımı aldıYıllardır tartışılan ve çözümsüzlüğün sürdüğü bir tartışma bu Ama kitaptaki kadınla Çözüm aramaktan vazgeçemeyizÇözümlerimiz örtüşmüyor amaOlsun Konuşa konuşa sonunda ortak bir noktaya gelinirAyşe Kulin bu kitabında İki eski dostun penceresinden doğuda ve batıda yaşananları sergiliyorAynı toprağın çocukları aslında ortak özellikleri çokken nasıl da yıllarca birbirine zorla düşman edilmiş anlıyorsunİnsanı insana bıraksalar hiçbir ırk diğerine düşman duygularla büyümez ama bırakmıyorlar işteBilinmeyen güçler ya da akımlar dini ve ırkından dolayı tanımadığı insanı tanımadığı bir insana düşman ilan ediyor sankiHuzur içinde yaşamak sanki haram edilmiş insan oğlunaKim bilir belki de bunlar Şeytan'ın bedduasıdır ademoğullarına Felt and Torch on Roofing: A Practical Guide ele alıyor Güneydoğu'da yaşananlar iki kadının penceresinden olduğu kadar iki tarafın iki yaşamın iki ucun da yaşamından kesitlerle göz önüne seriliyorUzun yılların öyküsüyle bir gün içinde hesaplaşmak zordur kuşkusuz bir gün belki yetersiz bir zaman Ama bir gün bir başlangıç olabilir Bir Gün bu başlangıcın arandığı bir romanHALE KAPLAN ÖZYazarlık hayatına 1984'te çıkan ilk öykü kitabı Güneşe Dön Yüzünü ile başlayan Bir Tatlı Huzur Adı Aylin Füreyya adlı biyografik romanları yazan bunlardan başka Geniş Zamanlar adlı bir öykü Babama adlı bir şiir kitabı ve Sevdalinka Nefes Nefese ile İçimde Kızıl Bir Gül Gibi romanları olan Ayşe Kulin'in yeni romanı 'Bir Gün' Everest Yayınları arasından çıktı Kulin Bir Gün'de çocukluk arkadaşı olan iki kadının; siyasi kadın tutuklu Zelha Bora Leyla Zana ile gazeteci Nevra Tuna'nın kurgusal öyküsünden hayali konuşmalarından hareketle Güneydoğu sorununu ve Güneydoğulu kadınları anlatıyorBir Gün'de ülkenin iki farklı kesimindeki kadını konuşturuyor ve önemli sorunlarına çözüm arıyorsunuz Kadın bakışıyla Diamonds, Gold, and War: The British, the Boers, and the Making of South Africa ele aldığınız konu Güneydoğu ve Kürt sorunu Bu konu sizi ne zamandır meşgul King John and Magna Carta: A Ladybird Adventure from History book ediyor yazmak ne kadar zamanınızı aldıBu konu beni çok uzun zamandır hem meşgul hem de rahatsız Soundtracks For Learning: Using Music In The Classroom ediyordu Asırlarca bir arada yaşamış insanların birbirine girmesi ve otuz bine varan genç ölü hangi anneyi rahatsız Bleach, Vol. 32: Howling etmez ki Arzum Leyla Zana'nın hayatını kaleme almak ve bu kanayan yarayı onunla birlikte irdelemekti Olamadı Ben de kendi kurgu karakterimle bir roman yazmayı denedim Kitabı yazmak yaklaşık bir yılımı aldıYıllardır tartışılan ve çözümsüzlüğün sürdüğü bir tartışma bu Ama kitaptaki kadınla Çözüm aramaktan vazgeçemeyizÇözümlerimiz örtüşmüyor amaOlsun Konuşa konuşa sonunda ortak bir noktaya gelinirAyşe Kulin bu kitabında İki Norse Mythology eski dostun penceresinden doğuda ve batıda yaşananları sergiliyorAynı toprağın çocukları aslında ortak özellikleri çokken nasıl da yıllarca birbirine zorla düşman Mastering Manga 3: Power Up with Mark Crilley edilmiş anlıyorsunİnsanı insana bıraksalar hiçbir ırk diğerine düşman duygularla büyümez ama bırakmıyorlar işteBilinmeyen güçler ya da akımlar dini ve ırkından dolayı tanımadığı insanı tanımadığı bir insana düşman ilan 永遠の0 [Eien No Zero] ediyor sankiHuzur içinde yaşamak sanki haram Broken Flowers: And Other Stairways to Heaven edilmiş insan oğlunaKim bilir belki de bunlar Şeytan'ın bedduasıdır ademoğullarına

Review ↠ PDF, DOC, TXT, eBook or Kindle ePUB free ´ Ayşe Kulin

R bir gün içinde ortak bir payda bulup uzlaşabiliyorlar Bir günün bunun için yeterli olduğunu düşünüyor musunuz Kitap kişileri için 30 yılın Güneydoğu sorunu için çok daha uzun bir sürenin hesabını vermek bu kadar kolay mıKitapdaki kadınlar da pek uzlaşamıyorlar Umut etmekle kalıyorlar Benim maksadım çözüm bulmak değil çözüm aramaktı Çözüm bulmak benim haddime düşmez Hangi roman hangi soruna çözüm üretebilmiş ki Bu sorunu çözecek olanlar siyasilerdirAsıl sorunun iletimsizlik olduğunu bu sağlanırsa kolayca uzlaşılacağını mı söylüyorsunuzİletişimsizlik kesinlikle var Bence hiç korkmadan sorunun üzerine gidilmeli eteklerdeki taşlar dökülmelidir Sorun açıkca ifade edilince geri ve ileri atılabilecek adımlar da belli olur Çözümü olmayan sorun yokturUzlaşma konusunda kadın olmanın farklılığına da özellikle vurgu yapıyorsunuzKadınlar arası bir dialogun faydası olabilir diye düşünüyorum Çünkü hiç bir kadın evladını eşini kardeşini bir kurşunla veya bombayla kaybetmek istemez Kadın mutlaka barışcıl bir çözüm arayışına girecektirDinimin kadınları tepkisiz ifadesine yer veriyorsunuz kitapta Tabii bu bir roman kişisinin ağzından söyletiliyor Ve yine Töreler iklim şartlarından daha ağır Aymazlığın yobazlığın yüzünden evlerde kapalı kalmış hayatı olmayan sesi çıkmayan gün görmeyen kara çarşaflara bürünmüş kadınlarla genç kızları düşünsene ifadesi Romanı okurken genelde Doğu'nun özelde kadının sorunlarını ele alırken töre ve dine eşit mesafede baktığınızı hatta bunları neden sonuç ilişkisiyle bağlantılandırdığınızı düşündüm Bu ikisini ayırt etmek gerekmiyor muBazı coğrafyalarda töre ve dinin içiçe geçmiş olduğuna inanıyorum Benim için din şekilsel değil içseldir Tanrı ile çok özel bir iletişim yoludur Ruh ve ahlak temizliğidir Yanıtlayamadığımız sorunların bilgesi mucizelerin kaynağıdır Tanrı Bu nedenle kara çarşaflara bürünmek insanı insandan esirgemek yaşamı bir yasaklar arenasına çevirmek HORRIBLE edit job everything from wrong verb tenses to commas indicating the end of a sentence This is a nice story and can really provide insight into the different life the Kurds in Turkey are living but the editing is so awful and the mistakes are so distracting that it is hard to give this one any than three stars Miotła i krzyż. Kultura sprzątania w dawnej Holandii, albo historia pewnej obsesji etmekle kalıyorlar Benim maksadım çözüm bulmak değil çözüm aramaktı Çözüm bulmak benim haddime düşmez Hangi roman hangi soruna çözüm üretebilmiş ki Bu sorunu çözecek olanlar siyasilerdirAsıl sorunun iletimsizlik olduğunu bu sağlanırsa kolayca uzlaşılacağını mı söylüyorsunuzİletişimsizlik kesinlikle var Bence hiç korkmadan sorunun üzerine gidilmeli Pulse eteklerdeki taşlar dökülmelidir Sorun açıkca ifade Hasidism: A New History edilince geri ve ileri atılabilecek adımlar da belli olur Çözümü olmayan sorun yokturUzlaşma konusunda kadın olmanın farklılığına da özellikle vurgu yapıyorsunuzKadınlar arası bir dialogun faydası olabilir diye düşünüyorum Çünkü hiç bir kadın The Hanging Tree (English Edition) evladını W cieniu prawa / Czarna Madonna / Świt, który nie nadejdzie eşini kardeşini bir kurşunla veya bombayla kaybetmek istemez Kadın mutlaka barışcıl bir çözüm arayışına girecektirDinimin kadınları tepkisiz ifadesine yer veriyorsunuz kitapta Tabii bu bir roman kişisinin ağzından söyletiliyor Ve yine Töreler iklim şartlarından daha ağır Aymazlığın yobazlığın yüzünden Ajax the Warrior evlerde kapalı kalmış hayatı olmayan sesi çıkmayan gün görmeyen kara çarşaflara bürünmüş kadınlarla genç kızları düşünsene ifadesi Romanı okurken genelde Doğu'nun özelde kadının sorunlarını Becoming Victoria ele alırken töre ve dine The Picture of Dorian Gray eşit mesafede baktığınızı hatta bunları neden sonuç ilişkisiyle bağlantılandırdığınızı düşündüm Bu ikisini ayırt Karatay Diyetiyle Beslenme Tuzaklarından Kurtuluş Rehberi etmek gerekmiyor muBazı coğrafyalarda töre ve dinin içiçe geçmiş olduğuna inanıyorum Benim için din şekilsel değil içseldir Tanrı ile çok özel bir iletişim yoludur Ruh ve ahlak temizliğidir Yanıtlayamadığımız sorunların bilgesi mucizelerin kaynağıdır Tanrı Bu nedenle kara çarşaflara bürünmek insanı insandan Afterlife esirgemek yaşamı bir yasaklar arenasına çevirmek HORRIBLE Estructura Economica Mundial (Spanish Edition) edit job ほんと野獣 7 [Honto Yajuu 7] everything from wrong verb tenses to commas indicating the Chopin: Mazurkas for the Piano, Complete, Alfred Masterwork Edition, Practical Performing Edition end of a sentence This is a nice story and can really provide insight into the different life the Kurds in Turkey are living but the Scalped, Vol. 6: The Gnawing editing is so awful and the mistakes are so distracting that it is hard to give this one any than three stars

Ayşe Kulin ´ 2 Download

Tanrı buyruğu olamaz diye düşünüyorum Törelerini kalıcı kılmak için dini kullanan kimseler yok mu Doğunun bu kişilerle kaynadığını eminim siz de biliyorsunuz Kötü doktor candan eder misali cahil hoca da kişinin kafasını yalan yanlış yasaklarla doldurup din ile töreyi birbirine karıştırıyorSon on yıllarda Türk aydının ülkenin doğusuna Doğudaki kadınlara yaklaşımında oryantalist bir bakış yaklaşım yok mu sizceBatı sömürgeciliğinin doğudaki kadını medenileştirmek istediğine hiç inanmıyorum Batının umurunda bile değildir doğudaki kadının mesela bir Türk kadınının medenileşmesi Batı sadece sömürmek ve menfaatlerini takip etmek ister Kaldı ki medenişleme içsel beyinsel ve sosyolojik bir durumdur giysiyle pek alakalı değildir Türk aydını ise Türk kadınını bir birey olarak görmek istiyor Birey kendi kararlarını kendi alabilen ve sorgulayabilen ve eğitimli kişidir Kendinden emindirLeyla Zana'nın Doğulu kadına model olabileceğini düşünüyor musunuzDüşünüyorum Romanımın kahramanı Zelha için umut ettiklerimi kolaylıkla yapabilir Leyla Zana O doğu'nun kızıdır Doğunun yıldızıdır Doğudaki kadınları etkilemekte eğitmekte onlara güçlerini ve haklarını hatırlatmakta eğer isterse her birimizden daha etkili olabileceğine inanıyorumBaşka bir dilde eğitim olabilir ama'Medenileşme' ve 'modernleşme'nin kılık kıyafet üzerinden gerçekleşeceğine inanılan oryantalist yaklaşım kızların eğitimi için de geçerli değil mi Anadilleri olmayan bir dilde konuşarak eğitilmek bir lütuf mu Bu bir kültür dayatması olarak da düşünülemez miDünyanın tüm milletlerinin bir resmi dili vardır Dolayısı ile devlet okullarında o dilde eğitim yapılır Devlet kurumları yazışmalarında da o dil kullanılır Başka dilde eğitim özel okullarda kurslarda mümkün olabilir ya da devlet okullarında ikinci dil olarak öğretilebilir Fransa'da Fransızlar dükkan adlarının dahi başka dilde yazılmasına tahammül gösteremiyorlar Biz henüz o kadar katı bir çizgiye gelmiş değili Ayşe Kulin Bir Gün'de Leyla Zana'dan esinlenerek tamamen kurmaca siyasi tutuklu Zelha Bora ile gazeteci Nevra Tuna'nın öyküsünden hareketle Güneydoğu'ya bakıyor Çocukluk yıllarında babasının kaymakam olarak görev yaptığı küçük yerde tanıdığı Zelha ile bir röportaj yaparak hem eski günleri yad etmek hem de sallantıdaki işini kurtarmak peşinde Nevra Romanı okurken her ne kadar her türlü klişeye boğulmuş olsa da Zelha gibi Kürt kadınlarının sayısının hiç de az olduğunu düşünmesem de Zelha'nın karşısında kurgulanan Türk karakterinin hayli zorlama olduğunu düşünüyorum Nevra Kürtlerin 'davanız kimliğinizi kazanmanızsa eşitlik ve özgürlüğünüze' arkanızdayım diyerek Kürt sorununun çözümüne şapka çıkarırken mahpustaki arkadaşıyla görüşmeye giderken baştan aşağıya kapanarak kılık değiştirdiğinde ağzından dökülen Başımdan belime uzanan siyah örtüyle bileklerime kadar inen gri mantonun içinde kımıldanamadan heykel gibi duruyorum Ne korkunç bir his bu bir kuleye hapsedilmiş gibi Bir insan kendi özgür iradesiyle bezden bir kuleye hapsedilmeyi kabul edebilir mi Neden bu kadar tepkisiz benim dinimin kadınları sözcüklerle özgürlük mücadelesinin sadece kendi dünya görüşü ile sınırlı olduğunu özgürlük ama yalnızca benim hak ettiğine inandıklarıma kabilinden bir beyaz TürkAslında romanın bütün özeti de gene gazeteci Nevra'nın bütün sorunu basite indirgeyerek şöyle serzenişte bulunması Defalarca yazdım devlet Kürt vatandaşlarının hepsine okumayı yazmayı öğretebileydi ana dilinde eğitim vermesine şarkısını söylemesine kitabını yazmasına televizyonunu kurabilmesine imkân tanısaydı hele de o saçma sapan Türkçe isim takıntısı olmasaydı bu işler başımıza gelmezdi diye Zelha gibi saçma bir dayatmalar artık geride kaldı bu ülkedeBugün bu ülkede resmi kayıtlara göre 1400 Amed 44 Barzani 14 Kürdistan 68 Öcalan531 DERSİM431 Botan var Ülkemiz bölündü mü Hayır Peki Kürtler ayrımcılığa uğramadığına inanıyor mu artık Hayır Şimdi bu isimler koyulabildi diye şu mezkur 'samimiyetine inanılmayan eğitimsiz ve Müslüman kitle dokuz on çocuk doğuran kadınlar kızlarını okula yollamayan töre cinayetlerinde kıtır kütür kesen babalar ortaçağı yaşamakta direnen şeyhler şıhlar aşiret reisleri çalışmayan vergi vermeyen su elektrik parası ödemeyen insanlar çeteler kadın erkek eşitliğine inanmayan bilgiye sırt çeviren yığınlar' yok mu oldu Elektrik parasını ödemeyen ve üstelik bunu bir hak olarak gören kitleyi aydınlatmanın yolu yalnızca kız çocukları eğitmekten mi geçer Erkeklerini eğitemediğiniz pederşahi bir toplumda bütün kadınları eğitseniz ne yazar Madem özüm sivil toplum örgütleriyle kız çocuklarını eğitmekten geçer; neden terör örgütünün siyasi kolu gibi çalışan partinin sözüm ona 'aydın' milletvekilleri bugüne kadar bir kez olsun terörü lanetlememiştir Hele romanda Nevra'nın isim vermeden Zelha'ya ÇYDD'yi anlatışı var ya bir siyasi figür aktivist bu kadar basitleştirilir mi yahu Hapiste yatan siyasetçi işte terörist de olsa azize de olsa bir aktivist işteHaberdar olmaması mümkün mü Allah aşkına Romanda dedenin anlattığı ve kitabi bilgilerden pek de ödün vermeyen resmi tarih anlayışı bize bir şey kazandırmıyor ama dedenin sözlerine zımnen dinin aslında birleştirici değil ayrıştırıcı unsur olabileceği ifadesi de ayrıca rahatsız edici Sevseniz de sevmeseniz de şu bir gerçek; eğer Kürtler Müslüman olmasaydı Kürtlerle bugünkü ilişkimiz aynen Rum ve Ermenilerle olduğu gibi olurdu Her şeye rağmen Islam birleştirici unsur olmuştur Zaten onu da doğru düzgün yaşasaydık ne diller yasaklanırdı ne masum insanlar pespaye davalar üzerine öldürülürdü ne de bedava elektrikle su ile haram yiyen insanlar ya da doğum kontrolüne haram diyen şeyhler olurduBugün yapılan bütün reformlara rağmen hala hem Türkler hem de Kürtler kazanımların silah yoluyla olduğunun farkında ise görüşmeler demokratik ülkelerde olduğu gibi kamuoyu önünde değil kapalı kapılar ardında yapılıp sonra da o görüşmeleri yayınlayanların gazetecilikleri 'batsın sizin gazeteciliğiniz' diye lanetleniyorsa devletin doğuda yıllardır süren pozitif ayrımcılıklarına doğuda hizmet etmiş herhangi bir kamu çalışanına sorun öğretmendoktor savcı fark etmezrağmen hala kamu malının kıymeti bilinmiyorsa çözüm o kadar da basit değildir efendimAyşe Kulin'in Bir Gün'ü nasıl buraya geldiğimizi bilmeyenler için referans olabilecek bir romanken konuyu bilenlere sunduğu nahif ' ÇYDD eğitimi şart' çözümü ile okunmasa da olur cinsinden bir kitap The Legend Of Zelda: Ocarina Of Time Perfect Guide eminim siz de biliyorsunuz Kötü doktor candan Hatari! eder misali cahil hoca da kişinin kafasını yalan yanlış yasaklarla doldurup din ile töreyi birbirine karıştırıyorSon on yıllarda Türk aydının ülkenin doğusuna Doğudaki kadınlara yaklaşımında oryantalist bir bakış yaklaşım yok mu sizceBatı sömürgeciliğinin doğudaki kadını medenileştirmek istediğine hiç inanmıyorum Batının umurunda bile değildir doğudaki kadının mesela bir Türk kadınının medenileşmesi Batı sadece sömürmek ve menfaatlerini takip Savage Island etmek ister Kaldı ki medenişleme içsel beyinsel ve sosyolojik bir durumdur giysiyle pek alakalı değildir Türk aydını ise Türk kadınını bir birey olarak görmek istiyor Birey kendi kararlarını kendi alabilen ve sorgulayabilen ve Minutka: The Bilingual Dog and Friends (Polish-English) eğitimli kişidir Kendinden Partial Differential Equations, Textbook and Student Solutions Manual: An Introduction emindirLeyla Zana'nın Doğulu kadına model olabileceğini düşünüyor musunuzDüşünüyorum Romanımın kahramanı Zelha için umut Alibaba's World : How a Remarkable Chinese Company is Changing the Face of Global Business ettiklerimi kolaylıkla yapabilir Leyla Zana O doğu'nun kızıdır Doğunun yıldızıdır Doğudaki kadınları Egyptology (Ologies, etkilemekte Showing Sheep at the Fair eğitmekte onlara güçlerini ve haklarını hatırlatmakta The Brave Little Toaster Goes to Mars eğer isterse her birimizden daha 結婚指輪物語 2 [Kekkon Yubiwa Monogatari 2] (Tales of Wedding Rings, etkili olabileceğine inanıyorumBaşka bir dilde Gold Collar eğitim olabilir ama'Medenileşme' ve 'modernleşme'nin kılık kıyafet üzerinden gerçekleşeceğine inanılan oryantalist yaklaşım kızların Gold Collar eğitimi için de geçerli değil mi Anadilleri olmayan bir dilde konuşarak Rhapsody of Realities for Kids eğitilmek bir lütuf mu Bu bir kültür dayatması olarak da düşünülemez miDünyanın tüm milletlerinin bir resmi dili vardır Dolayısı ile devlet okullarında o dilde Rhapsody of Realities for Kids: More Than Enough eğitim yapılır Devlet kurumları yazışmalarında da o dil kullanılır Başka dilde Caviar and Ashes: A Warsaw Generation's Life and Death in Marxism, 1918-1968 eğitim özel okullarda kurslarda mümkün olabilir ya da devlet okullarında ikinci dil olarak öğretilebilir Fransa'da Fransızlar dükkan adlarının dahi başka dilde yazılmasına tahammül gösteremiyorlar Biz henüz o kadar katı bir çizgiye gelmiş değili Ayşe Kulin Bir Gün'de Leyla Zana'dan Old Believers in Modern Russia esinlenerek tamamen kurmaca siyasi tutuklu Zelha Bora ile gazeteci Nevra Tuna'nın öyküsünden hareketle Güneydoğu'ya bakıyor Çocukluk yıllarında babasının kaymakam olarak görev yaptığı küçük yerde tanıdığı Zelha ile bir röportaj yaparak hem Questions Of Meaning eski günleri yad Questions Of Meaning: Theme And Motif In Dutch Seventeenth Century Painting etmek hem de sallantıdaki işini kurtarmak peşinde Nevra Romanı okurken her ne kadar her türlü klişeye boğulmuş olsa da Zelha gibi Kürt kadınlarının sayısının hiç de az olduğunu düşünmesem de Zelha'nın karşısında kurgulanan Türk karakterinin hayli zorlama olduğunu düşünüyorum Nevra Kürtlerin 'davanız kimliğinizi kazanmanızsa Small Acts of Amazing Courage eşitlik ve özgürlüğünüze' arkanızdayım diyerek Kürt sorununun çözümüne şapka çıkarırken mahpustaki arkadaşıyla görüşmeye giderken baştan aşağıya kapanarak kılık değiştirdiğinde ağzından dökülen Başımdan belime uzanan siyah örtüyle bileklerime kadar inen gri mantonun içinde kımıldanamadan heykel gibi duruyorum Ne korkunç bir his bu bir kuleye hapsedilmiş gibi Bir insan kendi özgür iradesiyle bezden bir kuleye hapsedilmeyi kabul Nie trzeba głośno mówić edebilir mi Neden bu kadar tepkisiz benim dinimin kadınları sözcüklerle özgürlük mücadelesinin sadece kendi dünya görüşü ile sınırlı olduğunu özgürlük ama yalnızca benim hak Nowe kroniki wina ettiğine inandıklarıma kabilinden bir beyaz TürkAslında romanın bütün özeti de gene gazeteci Nevra'nın bütün sorunu basite indirgeyerek şöyle serzenişte bulunması Defalarca yazdım devlet Kürt vatandaşlarının hepsine okumayı yazmayı öğretebileydi ana dilinde Wszystkie kroniki wina eğitim vermesine şarkısını söylemesine kitabını yazmasına televizyonunu kurabilmesine imkân tanısaydı hele de o saçma sapan Türkçe isim takıntısı olmasaydı bu işler başımıza gelmezdi diye Zelha gibi saçma bir dayatmalar artık geride kaldı bu ülkedeBugün bu ülkede resmi kayıtlara göre 1400 Amed 44 Barzani 14 Kürdistan 68 Öcalan531 DERSİM431 Botan var Ülkemiz bölündü mü Hayır Peki Kürtler ayrımcılığa uğramadığına inanıyor mu artık Hayır Şimdi bu isimler koyulabildi diye şu mezkur 'samimiyetine inanılmayan ELMO'S BIG LIFT-AND- eğitimsiz ve Müslüman kitle dokuz on çocuk doğuran kadınlar kızlarını okula yollamayan töre cinayetlerinde kıtır kütür kesen babalar ortaçağı yaşamakta direnen şeyhler şıhlar aşiret reisleri çalışmayan vergi vermeyen su Essential Medical Imaging elektrik parası ödemeyen insanlar çeteler kadın The Eighth Day of the Week erkek The Smart Girl's Guide to Sports: A Hip Handbook for Women Who Don't Know a Slam Dunk from a Grand Slam eşitliğine inanmayan bilgiye sırt çeviren yığınlar' yok mu oldu Elektrik parasını ödemeyen ve üstelik bunu bir hak olarak gören kitleyi aydınlatmanın yolu yalnızca kız çocukları Taxes and Tardis eğitmekten mi geçer Erkeklerini New Voyages: The Next Generation Guidebook eğitemediğiniz pederşahi bir toplumda bütün kadınları Tempest eğitseniz ne yazar Madem özüm sivil toplum örgütleriyle kız çocuklarını Common Ground eğitmekten geçer; neden terör örgütünün siyasi kolu gibi çalışan partinin sözüm ona 'aydın' milletvekilleri bugüne kadar bir kez olsun terörü lanetlememiştir Hele romanda Nevra'nın isim vermeden Zelha'ya ÇYDD'yi anlatışı var ya bir siyasi figür aktivist bu kadar basitleştirilir mi yahu Hapiste yatan siyasetçi işte terörist de olsa azize de olsa bir aktivist işteHaberdar olmaması mümkün mü Allah aşkına Romanda dedenin anlattığı ve kitabi bilgilerden pek de ödün vermeyen resmi tarih anlayışı bize bir şey kazandırmıyor ama dedenin sözlerine zımnen dinin aslında birleştirici değil ayrıştırıcı unsur olabileceği ifadesi de ayrıca rahatsız Nikt nie idzie edici Sevseniz de sevmeseniz de şu bir gerçek; Zwyczajne pakistańskie życie eğer Kürtler Müslüman olmasaydı Kürtlerle bugünkü ilişkimiz aynen Rum ve Ermenilerle olduğu gibi olurdu Her şeye rağmen Islam birleştirici unsur olmuştur Zaten onu da doğru düzgün yaşasaydık ne diller yasaklanırdı ne masum insanlar pespaye davalar üzerine öldürülürdü ne de bedava Choose Your Own Minecraft Story: The Zombie Adventure elektrikle su ile haram yiyen insanlar ya da doğum kontrolüne haram diyen şeyhler olurduBugün yapılan bütün reformlara rağmen hala hem Türkler hem de Kürtler kazanımların silah yoluyla olduğunun farkında ise görüşmeler demokratik ülkelerde olduğu gibi kamuoyu önünde değil kapalı kapılar ardında yapılıp sonra da o görüşmeleri yayınlayanların gazetecilikleri 'batsın sizin gazeteciliğiniz' diye lanetleniyorsa devletin doğuda yıllardır süren pozitif ayrımcılıklarına doğuda hizmet Francois Coty: Fragrance, Power, Money etmiş herhangi bir kamu çalışanına sorun öğretmendoktor savcı fark Sea Change etmezrağmen hala kamu malının kıymeti bilinmiyorsa çözüm o kadar da basit değildir Safely You Deliver efendimAyşe Kulin'in Bir Gün'ü nasıl buraya geldiğimizi bilmeyenler için referans olabilecek bir romanken konuyu bilenlere sunduğu nahif ' ÇYDD Martha Anns Quilt for Queen Victoria eğitimi şart' çözümü ile okunmasa da olur cinsinden bir kitap


10 thoughts on “Bir Gün

  1. says:

    Honestly maybe I've rated it slightly highly after reading it immediately after 50 shades of grey but all In all i really enjoyed this book As I'm currently living in Turkey if gave me an insight into the life of Kurdish and Turkish people and their struggles from the past till today I actually couldn't put it down it was shocking in parts to discover the lifestyles of the kurdish tribes and women and what a hardship it was for them but it also aggravated me how this past problem of turkishkurdish people being referred to as us and them was still continuing today without any sign of being solved After all they are sharing the same land But it captures the story magnificently with two main characters Nevra and Nevo and rekindles a past friendship and although they both have different views and strong ones at thatthey still manage to hold onto the love they have for each other Its a very insightful read but also touching and heartfeltI read the translated version of course and as others have mentioned there are a few grammar errors which are evident but I actually think it was translated rather well At least it wasn't at all distracting for me anywayI related to one of the characters Nevo in particular and could see myself in her in many ways Overall a really enjoyable read especially if your into cultural disputes and debates


  2. says:

    Çözüm aramaktan vazgeçemeyizÇözümlerimiz örtüşmüyor amaOlsun Konuşa konuşa sonunda ortak bir noktaya gelinirAyşe Kulin bu kitabında İki eski dostun penceresinden doğuda ve batıda yaşananları sergiliyorAynı toprağın çocukları aslında ortak özellikleri çokken nasıl da yıllarca birbirine zorla düşman edilmiş anlıyorsunİnsanı insana bıraksalar hiçbir ırk diğerine düşman duygularla büyümez ama bırakmıyorlar işteBilinmeyen güçler ya da akımlar dini ve ırkından dolayı tanımadığı insanı tanımadığı bir insana düşman ilan ediyor sankiHuzur içinde yaşamak sanki haram edilmiş insan oğlunaKim bilir belki de bunlar Şeytan'ın bedduasıdır ademoğullarına


  3. says:

    Konu hepimizin bildiği Türk Kürt ve ülkemizin kadın meselesi Bir Kürt kadın zelo tutuklu milletvekili Karşısında çocukluk arkadaşı Türk bir kadın nevra aynı zamanda gazeteci Hapishanede geçen bir ropörtaj günü Özünde konu güzel konu kanayan yara ilgi çekici nasıl yaZılırsa yazılsın hepimizin yaşadıkları olduğu için okumadan durmak mümkün değil Hepsi doğru Fakat yine birçok detay eksik ya da yanlış Nevra kendi modern hayatını anlatamıyor sizin oralarda böyle değildir sen nerden bileceksin benim kocamdan sırf sıkıldığım için boşandığımı diyor Milletvekili olmuş kadın bunu anlamıyor mu? Milletvekili olmuş Kürt kadını Doğuda kız çocuklarını okutan ÇYDD den habersiz mi? Milletvekili olmuş Kürt kadını kızımı bir an önce evlendireyim başka birşey istemem mi diyor? Artık böyle bir zihniyetin herhangi bir milletten hiçbir aktivistte olacağını sanmam Zelo karakteri bu ve bunun gibi birçok açıdan kesinlikle oturmamış başta bize anlatılan kocası sebebiyle örgüte giren dünyaya kendi dar çevresinden bakan bir kadın iken sonra birden öğreniyoruz ki milletvekilliğine kadar davasının peşinden giden kadınmış Türk karakter nevrada da birçok boşluk var Onlara hiç girmiyorum Çok iyi bir Ayşe Kulin okuru iken son dönemde kötü kitaplarına denk geldiğimi üzülerek farkediyorum


  4. says:

    HORRIBLE edit job everything from wrong verb tenses to commas indicating the end of a sentence ? This is a nice story and can really provide insight into the different life the Kurds in Turkey are living but the editing is so awful and the mistakes are so distracting that it is hard to give this one any than three stars


  5. says:

    Hemencecik okuyuverdim konu guncel Kadinlar ve Kurt meselesi Konu hala cozumsuz anneler ve aileler hala aci icinde Duygusal olmadan insan bu konu hakkinda dusunemiyor bile Kitaptada aynen boyle taraf yok ama aci cok


  6. says:

    Tipik bir Ayşe Kulin romanı Herhangi bir yazım güzelliği veya farklılığı olmasa da öykü su gibi akıp gidiyor Yer yer gözlerim doldu Kesinlikle herkese tavsiye ederim Ancak eğer daha önce Ayşe Kulin okumadıysanız bence Adı Aylin ile başlayın


  7. says:

    Easy to read and tells uite a powerful story It would help foreigners make sense of the current political situation in Turkey


  8. says:

    Ayşe Kulin yine toplumumuzun en büyük yaralarından bir kaçına değinmiş Kalemine sağlık 😬


  9. says:

    Ayşe Kulin Bir Gün'de Leyla Zana'dan esinlenerek tamamen kurmaca siyasi tutuklu Zelha Bora ile gazeteci Nevra Tuna'nın öyküsünden hareketle Güneydoğu'ya bakıyor Çocukluk yıllarında babasının kaymakam olarak görev yaptığı küçük yerde tanıdığı Zelha ile bir röportaj yaparak hem eski günleri yad etmek hem de sallantıdaki işini kurtarmak peşinde Nevra Romanı okurken her ne kadar her türlü klişeye boğulmuş olsa da Zelha gibi Kürt kadınlarının sayısının hiç de az olduğunu düşünmesem de Zelha'nın karşısında kurgulanan Türk karakterinin hayli zorlama olduğunu düşünüyorum Nevra Kürtlerin 'davanız kimliğinizi kazanmanızsa eşitlik ve özgürlüğünüze' arkanızdayım diyerek Kürt sorununun çözümüne şapka çıkarırken mahpustaki arkadaşıyla görüşmeye giderken baştan aşağıya kapanarak kılık değiştirdiğinde ağzından dökülen Başımdan belime uzanan siyah örtüyle bileklerime kadar inen gri mantonun içinde kımıldanamadan heykel gibi duruyorum Ne korkunç bir his bu bir kuleye hapsedilmiş gibi Bir insan kendi özgür iradesiyle bezden bir kuleye hapsedilmeyi kabul edebilir mi? Neden bu kadar tepkisiz benim dinimin kadınları? sözcüklerle özgürlük mücadelesinin sadece kendi dünya görüşü ile sınırlı olduğunu özgürlük ama yalnızca benim hak ettiğine inandıklarıma kabilinden bir beyaz TürkAslında romanın bütün özeti de gene gazeteci Nevra'nın bütün sorunu basite indirgeyerek şöyle serzenişte bulunması Defalarca yazdım devlet Kürt vatandaşlarının hepsine okumayı yazmayı öğretebileydi ana dilinde eğitim vermesine şarkısını söylemesine kitabını yazmasına televizyonunu kurabilmesine imkân tanısaydı hele de o saçma sapan Türkçe isim takıntısı olmasaydı bu işler başımıza gelmezdi diye Zelha gibi saçma bir dayatmalar artık geride kaldı bu ülkedeBugün bu ülkede resmi kayıtlara göre 1400 Amed 44 Barzani 14 Kürdistan 68 Öcalan531 DERSİM431 Botan var Ülkemiz bölündü mü? Hayır Peki Kürtler ayrımcılığa uğramadığına inanıyor mu artık? Hayır Şimdi bu isimler koyulabildi diye şu mezkur 'samimiyetine inanılmayan eğitimsiz ve Müslüman kitle dokuz on çocuk doğuran kadınlar kızlarını okula yollamayan töre cinayetlerinde kıtır kütür kesen babalar ortaçağı yaşamakta direnen şeyhler şıhlar aşiret reisleri çalışmayan vergi vermeyen su elektrik parası ödemeyen insanlar çeteler kadın erkek eşitliğine inanmayan bilgiye sırt çeviren yığınlar' yok mu oldu? Elektrik parasını ödemeyen ve üstelik bunu bir hak olarak gören kitleyi aydınlatmanın yolu yalnızca kız çocukları eğitmekten mi geçer? Erkeklerini eğitemediğiniz pederşahi bir toplumda bütün kadınları eğitseniz ne yazar Madem özüm sivil toplum örgütleriyle kız çocuklarını eğitmekten geçer; neden terör örgütünün siyasi kolu gibi çalışan partinin sözüm ona 'aydın' milletvekilleri bugüne kadar bir kez olsun terörü lanetlememiştir? Hele romanda Nevra'nın isim vermeden Zelha'ya ÇYDD'yi anlatışı var ya bir siyasi figür aktivist bu kadar basitleştirilir mi yahu? Hapiste yatan siyasetçi işte terörist de olsa azize de olsa bir aktivist işteHaberdar olmaması mümkün mü Allah aşkına? Romanda dedenin anlattığı ve kitabi bilgilerden pek de ödün vermeyen resmi tarih anlayışı bize bir şey kazandırmıyor ama dedenin sözlerine zımnen dinin aslında birleştirici değil ayrıştırıcı unsur olabileceği ifadesi de ayrıca rahatsız edici Sevseniz de sevmeseniz de şu bir gerçek; eğer Kürtler Müslüman olmasaydı Kürtlerle bugünkü ilişkimiz aynen Rum ve Ermenilerle olduğu gibi olurdu Her şeye rağmen Islam birleştirici unsur olmuştur Zaten onu da doğru düzgün yaşasaydık ne diller yasaklanırdı ne masum insanlar pespaye davalar üzerine öldürülürdü ne de bedava elektrikle su ile haram yiyen insanlar ya da doğum kontrolüne haram diyen şeyhler olurduBugün yapılan bütün reformlara rağmen hala hem Türkler hem de Kürtler kazanımların silah yoluyla olduğunun farkında ise görüşmeler demokratik ülkelerde olduğu gibi kamuoyu önünde değil kapalı kapılar ardında yapılıp sonra da o görüşmeleri yayınlayanların gazetecilikleri 'batsın sizin gazeteciliğiniz' diye lanetleniyorsa devletin doğuda yıllardır süren pozitif ayrımcılıklarına doğuda hizmet etmiş herhangi bir kamu çalışanına sorun öğretmendoktor savcı fark etmezrağmen hala kamu malının kıymeti bilinmiyorsa çözüm o kadar da basit değildir efendimAyşe Kulin'in Bir Gün'ü nasıl buraya geldiğimizi bilmeyenler için referans olabilecek bir romanken konuyu bilenlere sunduğu nahif ' ÇYDD eğitimi şart' çözümü ile okunmasa da olur cinsinden bir kitap


  10. says:

    This book went from a 2 to a 3 star book for me in the last 100 pages It should be read rather uickly as it is an 8 hour dialogue between a Turkish and a Kurdish woman over the period of one day The two women are childhood friends who have been distant from one another for the past 30 years They reconnect when the Turkish woman who is a journalist hopes to write an article on her Kurdish friend who is in jail for fighting for the Kurdish cause The beginning of the book doesn’t delve very deep into details or in depth insightful comments about the Turkish Kurdish conflict for someone who understands the basis of it which is why I wasn’t entirely pleased with it throughout the beginning However like I said before the last 100 pages are very interesting and insightful making you think critically and deeper about the conflict These pages especially those containing the stories from their past experience living in a village in the southeast of Turkey make the first dull 150 pages worth your time Consider those first pages necessary for establishing and clarifying background information and for character building Overall the dialogue promotes peace while presenting both sides of the argument including similarities between both demographics that are often overlooked A good short read that all especially Turks and Kurds can learn from